İSTANBUL’UN 100 YILLIK NÜFUS HİKÂYESİ BU KİTAPTA!
İstanbul’un son yüz yılındaki nüfus hareketlerini mercek altına alan “İstanbul’da Nüfus Hareketleri (1923-2023)” adlı kitap, göç, doğum ve ölüm verilerini tarihsel ve mekânsal boyutlarıyla inceliyor. Kitap, kentin demografik dönüşümünü anlamak ve geleceğe dair doğru kararlar almak isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
İstanbul’un nüfus dinamiklerini yüz yıllık bir perspektifle ele alan “İstanbul’da Nüfus Hareketleri (1923-2023)”, Esenler Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından yayın dünyasına kazandırıldı. Doç. Dr. İbrahim Gökburun tarafından hazırlanan çalışma, Cumhuriyet’in ilanından günümüze İstanbul’un nüfus hareketlerini, göçleri, doğurganlık ve ölümlülük oranlarını görsel ve analitik yöntemlerle ortaya koyuyor. Akademisyenler, araştırmacılar ve İstanbul’un geçmişi ve geleceği üzerine düşünen herkes için temel bir kaynak niteliği taşıyan eser, İstanbul’un demografik geçmişi ve geleceği hakkında daha bilinçli değerlendirmeler yapılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
NÜFUS SADECE RAKAMLARDAN İBARET DEĞİLDİR
Kitapta göç, İstanbul’un nüfus yapısındaki değişimin ana belirleyicisi olarak ele alınıyor. 1950’lerden itibaren yoğunlaşan göçler, kentin tarım ve mera alanlarına doğru yayılmasına yol açarken, İstanbul’un doğuda Kocaeli, batıda Tekirdağ sınırlarına kadar genişleyen yerleşim alanları, kuzeyde ormanlık alan ve su havzalarına dayanarak ekolojik sınıra ulaştığı gözler önüne seriliyor. Doç. Dr. Gökburun, “İstanbul’un nüfusu sadece rakamlardan ibaret değil. Her rakam bir hikâyeyi, göçü, ekonomik ve sosyal değişimi anlatıyor. Bu çalışmayla amacımız, İstanbul’un demografik geçmişini ve bugünü anlamak ve geleceğe dair sağlıklı kararlar alınmasına katkıda bulunmak” diye konuştu.
Gökburun, göçün yönetimiyle ilgili olarak da “İstanbul’a göçün doğru ve etkin yönetilmesi, yalnızca kentin değil, tüm Türkiye’nin sorunudur. Bu konuda kalıcı, kararlı ve istikrarlı çözümler geliştirilmesi şart. Eğitim, çevre, ulaşım ve altyapı gibi alanlarda acil önlemler alınmalı” değerlendirmesinde bulundu.
185 KÖY VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR
İstanbul’un nüfusunun tarihî gelişimini, ilçelerin kuruluş öykülerini ve ilçe bazında nüfus dağılımını detaylı biçimde ele alan kitapta ayrıca kentin kırsal yerleşimleri ve 185 köyün hâlen varlığını sürdürdüğü belirtiliyor. Doç. Dr. Gökburun, kentin ekonomik dönüşümüne dikkati çekerek “İstanbul, artık emek yoğun sanayi kenti olmaktan çıkarılmalı. Nitelikli sanayi, turizm, finans, fuarcılık ve kültür-sanat faaliyetlerinin yönetim merkezi hâline getirilmesi gerekiyor. Bunun için kamu, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum birlikte hareket etmeli” dedi.
İstanbbul’da Nüfus Hareketleri kitabını incelemek için tıklayınız.
